Revan Hanlığı’nın Osmanlı Devleti ile Olan Münasebetleri

Yazan: Admin 11 Mayıs 2013 Cumartesi 0 yorum
Sponsorlu Bağlantılar

    Osmanlı Devleti’nin Revan Hanlığı ile olan ilişkisi sabit olmayıp, genelde Revan 
Hanlığı’nın müreffeh dönemlerinde Osmanlı Devletine pek yakınlık göstermediği, zor 
durumda kaldığında Osmanlı Devletine yaklaştığı ve yardım talebinde bulunduğu 
belgelerden anlaşılmaktadır. Buna rağmen Osmanlı Devleti’nde her padişah 
değişikliğinde Revan Hanına hediyeler göndermekten geri kalmamış ve Revan 
Hanlığı’nın her zor durumunda yardımını esirgememiştir.

     Bu doğrultuda, Tiflis Hanı Ereğli Han, Rusya’nın vasiliğini kabul etmiş ve 
Ruslardan aldığı asker ile 1783’de Revan Hanlığını ele geçirmek istemiştir. Bu gelişme 
üzerine Erzurum Valisi Canikli Ali Paşa, 1783’te, İstanbul’a Revan Hanı’nın yaş 
itibariyle çok genç olduğu ve bu nedenle Revan’ın ya emaneten veya başka bir şekilde 
muhafazası için bir yazı göndermiştir21. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Tiflis Hanı’nın 
Revan’ı ele geçirmesini önlemek amacıyla Beyazıt ve Muş Sancaklarına tembih de 
bulunarak bu durumun önlenmesini istemiştir22. Osmanlı Devleti’nin bütün çabalarına 
rağmen 1784’te Tiflis hanı Ereğli Han, Revan ve çevresini kısa sürelide olsa ele geçirmiş, Revan Hanı Gulam Ali Han ve kardeşini de öldürtmüştür23. 

Bu gelişme üzerine Kars Mutasarrıfı Mustafa Paşa, Çıldır Mutasarrıfı Süleyman Paşa ve Beyazıt Mutasarrıfı İshak 
Paşa’nın Erzurum’dan asker toplayıp Revan’ı Tiflis Hanı’nın istilasından kurtarmak için 
hazırlanması üzerine Tiflis Hanı Revan’dan çekilmek zorunda kalmıştır

Buna rağmen Revan Hanlığı kendisini güçlü hissettiği dönemlerde Osmanlı 
toprağına saldırmaktan geri kalmamıştır. XIX. Yüzyılın ilk çeyreğinde, Revan Hanı 
Hüseyin Han, Kars Sancağı topraklarına, emrindeki Türkmen ve Kürt aşiretleri ile yağma 
maksatlı saldırılar düzenleyerek25, Osmanlı Devleti’nin bu yöredeki sivil vatandaşlarını 
ve idarecilerini esir ederek Revan’a götürmüştür. Bu nedenle bahsi geçen dönemde, 
Osmanlı ve İran arasında devamlı sınır çatışmaları yaşanmıştır. Bu çatışmaların birinde 
Kağızman Voyvodası Rüstem Ağa ve Aşiret Reisi Pertev Bey, 1822’de esir edilerek 
Revan’a götürülmüştür26. Rüstem Ağa, esir olmadan önce Kağızman’a bir saldırı 
olacağını haber almış ahalinin müşterek imzasını taşıyan bir yazı ile Kars Muhafızı’ndan 
yüz tüfenk ve bin tüfenk taşı talebinde bulunmuştur.


0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi: Adı/URL ya da Anonim seçerek yorum yapabilirsiniz.
Yorumlarınız denetlendikten sonra yayınlanacaktır.